Demir Ağlarda “Yeşil” Dönem: Yerli Hidrojenli Tren İçin İmzalar Atıldı!
Türkiye’nin raylı sistemlerdeki devleşen markası TÜRASAŞ, İngiltere ile imzalanan yeni iş birliği protokolü kapsamında dünyanın en çevreci ulaşım teknolojilerinden biri olan Hidrojen Yakıtlı Tren projesinde merkez üs olarak seçildi. 22 Ocak 2026’da Ankara’da atılan imzalar, sadece bir teknoloji transferi değil, Türkiye’nin fikri mülkiyet haklarına sahip olacağı milli bir başarının habercisi.
Projenin Merkezi: TÜRASAŞ Eskişehir
Bakan Uraloğlu’nun açıklamalarına göre, hidrojen yakıtlı lokomotiflerin geliştirme ve üretim süreçleri TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilecek.
- Fikri Haklar Türkiye’de: Projenin en kritik noktası; geliştirilecek olan hidrojen teknolojisinin tüm haklarının TÜRASAŞ’a ait olması. Yani üretilen teknoloji tamamen yerli ve milli kalacak.
Maliyet ve Ekonomik Getiri
Henüz projenin toplam yatırım bedeli tam rakamlarla açıklanmasa da, demiryolu modernizasyonu ve yerli üretim hamlesi kapsamında milyarlarca Euro’luk bir ithalatın önlenmesi hedefleniyor.
- Milli Hızlı Tren Tasarrufu: Türkiye, set başına yaklaşık 30 milyon Euro olan ithalat maliyetini yerli üretimle sıfırlamayı planlıyor. Hidrojenli tren projesi de bu devasa tasarruf paketinin bir parçası olacak.
Hizmet Takvimi: Ne Zaman Raylara İnecek?
Proje şu an bir AR-GE ve prototip geliştirme aşaması olarak başladı.
- Prototip Çalışmaları: 2026 yılı boyunca tasarım ve mühendislik aşamalarının tamamlanması hedefleniyor.
- Hizmete Giriş: İlk yerli hidrojen yakıtlı lokomotiflerin test süreçlerinin ardından 2028-2030 projeksiyonunda ticari seferlere başlaması öngörülüyor. İngiltere’nin 2040 yılına kadar tüm dizel trenleri devreden çıkarma hedefi, bu projenin ihracat potansiyelini de artırıyor.
Hidrojenli Trenin Avantajları Neler?
- Sıfır Emisyon: Egzozundan sadece su buharı salıyor, doğayı hiç kirletmiyor.
- Sessiz Sürüş: Geleneksel motorlara göre çok daha sessiz bir yolculuk deneyimi sunuyor.
- Elektrifikasyon İhtiyacı Yok: Elektrik hattı döşemenin çok maliyetli olduğu uzak bölgelerde, herhangi bir altyapı değişikliği yapmadan yeşil enerjiyle çalışabiliyor.
Türkiye Bölgesel Merkez Oluyor
Bu anlaşma, Türkiye’yi hidrojen teknolojilerinde sadece bir kullanıcı değil, üretici ve tedarikçi konumuna yükseltiyor. İngiltere’nin bu alandaki tecrübesiyle TÜRASAŞ’ın üretim gücü birleştiğinde, Türkiye “Yeşil Demiryolu” pazarında Avrupa ve Orta Doğu’nun ana tedarikçisi haline gelebilir.
